
İş kazası geçiren bir çalışan, işverenden tazminat talep etmeden önce genellikle SGK'dan bir miktar ödeme almıştır: geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri veya ölüm hâlinde hak sahiplerine bağlanan gelir. Bu noktada sık sorulan soru şudur: SGK'dan alınan bu ödeme, işverenden istenecek tazminattan düşülür mü? Cevap kalem kalem değişir. Bu yazıda SGK gelirinin tazminat hesabına nasıl yansıdığını, hangi kalemlerin mahsup edildiğini ve hangilerinin edilmediğini anlatıyoruz.
Denkleştirme ilkesi nedir?
Hukukumuzda geçerli olan denkleştirme (mahsup) ilkesi, aynı zararın iki farklı kaynaktan iki kez tazmin edilmesini önlemeyi amaçlar. Sigortalı, hem SGK'dan hem de işverenden aynı zarar kalemi için tam tazminat alırsa haksız bir zenginleşme ortaya çıkar. Bu yüzden SGK'nın karşıladığı kısım, işverenden talep edilecek toplam zarardan düşülür; kalan fark bakiye zarar olarak adlandırılır ve ancak bu fark işverenden istenebilir.
Ancak bu ilke her SGK ödemesine aynı şekilde uygulanmaz. Hangi ödemenin mahsup edileceği, ödemenin niteliğine göre değişir.
Peşin sermaye değeri ne demektir?
SGK, sürekli iş göremezlik geliri gibi düzenli ödemeleri aylık olarak bağlar. Tazminat hesabında bu aylık ödemelerin toplamı, aktüeryal yöntemle bugünkü tek bir değere indirgenir; buna peşin sermaye değeri denir. Hesaplanan toplam zarardan bu peşin sermaye değeri düşülerek işverenden talep edilecek bakiye zarar bulunur. Bu hesaplama biçimini iş kazası tazminatı hesaplama yazımızda ana hatlarıyla anlattık; burada konuyu SGK gelirinin etkisi özelinde derinleştiriyoruz.
Peşin sermaye değeri, SGK'nın kendi aktüerya hesaplarına göre belirlenir ve sigortalının yaşı, maluliyet oranı ile beklenen gelir bağlama süresi gibi unsurları dikkate alır. Bu değer sabit bir katsayıyla değil, kişiye özgü verilerle hesaplandığından, iki farklı dosyada aynı maluliyet oranına sahip kişiler için bile farklı bir peşin sermaye değeri ortaya çıkabilir.
Hangi SGK ödemeleri mahsup edilir?
| SGK ödemesi | Tazminattan düşülür mü? |
|---|---|
| Sürekli iş göremezlik geliri (peşin sermaye değeri) | Evet — kazanç kaybı tazminatından mahsup edilir |
| Geçici iş göremezlik ödeneği | Evet — ilgili dönemdeki kazanç kaybından mahsup edilir |
| Tedavi ve sağlık giderleri | Evet — ayrıca talep edilen tedavi masrafından mahsup edilir |
| Ölüm hâlinde hak sahiplerine bağlanan dul/yetim aylığı | Yerleşik uygulamada genellikle mahsup edilmez |
Bu tablo genel eğilimi özetler; kesin uygulama dosyanın türüne ve güncel içtihada göre değişebilir. Özellikle dul ve yetim aylıklarının destekten yoksun kalma tazminatından mahsup edilmeyeceği yönündeki yaklaşım, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına dayanır; gerekçe, bu aylıkların sigortalının kendi primleriyle oluşturduğu bir sosyal güvenlik hakkı olması ve tazminatla aynı hukuki kaynaktan doğmamasıdır.
Rücu ile mahsup birbirine karıştırılmamalı
SGK'nın işverene karşı açtığı rücu davası, kurumun kendi ödediği tutarı kusurlu işverenden geri istemesidir; bu, kurumun kendi davasıdır. Çalışanın (veya ölüm hâlinde hak sahiplerinin) işverene açacağı tazminat davası ise tamamen ayrı bir süreçtir ve SGK'nın karşılamadığı kişisel zararı hedefler. İki dava aynı olaydan doğsa da farklı taraflar arasında, farklı taleplerle yürür; biri diğerinin sonucunu otomatik olarak belirlemez.
Uygulamada bazen bu iki süreç birbirine karıştırılır: SGK'nın işverenden rücu yoluyla tahsil ettiği tutar, çalışanın kendi tazminat talebinden düşülmez; çünkü rücu davasında elde edilen para kuruma, tazminat davasında elde edilen para ise doğrudan çalışana veya hak sahiplerine gider. Aynı olaydan doğan iki ayrı alacak, iki ayrı hak sahibine aittir.
Mahsup ne zaman ve nasıl hesaba yansır?
Mahsup işlemi, tazminat hesabının son aşamasında yapılır. Önce kusur oranı, gelir düzeyi, maluliyet oranı ve muhtemel çalışma süresi gibi verilerle toplam zarar hesaplanır; ardından bu toplamdan SGK'nın karşıladığı peşin sermaye değeri düşülerek bakiye zarar bulunur. Bakiye zarar sıfırın altına düşerse (yani SGK ödemesi toplam zararı karşılıyorsa) işverenden ayrıca kazanç kaybı talep edilemez; ancak manevi tazminat ve SGK kapsamına girmeyen diğer kalemler (örneğin bakım gideri) bu durumdan etkilenmez.
Manevi tazminat, SGK ödemesinden bağımsız bir kalem olduğu için mahsup işleminin dışında tutulur. SGK, sigortalıya yalnızca maddi kayıplar için (gelir, tedavi gideri gibi) ödeme yapar; kazanın yol açtığı elem, keder ve yaşam kalitesindeki düşüş için bir ödeme öngörmez. Bu nedenle manevi tazminat talebi, SGK'nın ne kadar ödediğinden bağımsız olarak ayrıca değerlendirilir.
Örnek bir senaryo
%30 maluliyet kalan ve işvereni %70 kusurlu bulunan bir çalışanın toplam kazanç kaybı belirli bir tutarda hesaplansın. SGK'nın bağladığı sürekli iş göremezlik gelirinin peşin sermaye değeri bu toplamdan düşülür, kalan tutar işverenin kusur oranıyla çarpılarak nihai talep bulunur. Aynı çalışan için ayrıca tedavi giderleri ve varsa manevi tazminat, bu mahsup işleminden bağımsız olarak hesaba eklenir. Rakamlar her dosyada değişir; burada anlatılan yalnızca hesabın izlediği sıradır.
Ölüm hâlinde hak sahipleri için özel durum
İş kazası ölümle sonuçlandığında, SGK'nın hak sahiplerine bağladığı gelirin destekten yoksun kalma tazminatına etkisi, sağ kalan mağdurun kendi kazanç kaybı tazminatından farklı işler. Kimlerin destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğini ayrı bir yazıda ele aldık.
Hangi belgeler gerekir?
- SGK'dan alınan gelir bağlama yazısı — peşin sermaye değerinin hesabında kullanılır.
- SGK hizmet dökümü — sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısını gösterir.
- Maluliyet oranı raporu — kalıcı sakatlık varsa hesabın temel çarpanıdır.
- Ücret bordroları — kazanç kaybının hesabında esas alınır.
Bu belgelerden SGK'ya ait olanlar genellikle e-Devlet üzerinden veya SGK il müdürlüğünden temin edilebilir. Peşin sermaye değerine ilişkin resmi yazı, SGK'nın kendi aktüerya birimi tarafından hesaplanıp sigortalıya veya talep hâlinde vekiline bildirilir; bu yazı olmadan mahsup hesabı yapılamayacağından dosyanın en erken toplanması gereken belgelerden biridir.
Rapor sizin için ne yapar?
SGK ödemesinin tazminattan doğru mahsup edilip edilmediğini kontrol etmek, teknik bir hesap gerektirir. Yanlış veya eksik mahsup, hem sigortalının hakkının eksik hesaplanmasına hem de aşırı yüksek bir talebin mahkemece reddedilmesine yol açabilir. Bilirkişi raporu hizmetlerimiz kapsamında bu hesabı kalem kalem gösteren, mahkemeye sunulabilecek bir rapor hazırlıyoruz.
Sigorta şirketinin veya işverenin sunduğu bir ilk teklifte SGK mahsubunun doğru uygulanıp uygulanmadığını kendi başınıza kontrol etmek zordur; bu genellikle aktüeryal bir hesap gerektirir. Teklifi imzalamadan önce bağımsız bir gözle değerlendirtmek, ileride "eksik hesaplandı" diyerek yeniden talepte bulunma zorluğunu baştan önler.
Dosyanızdaki SGK yazışmalarını ve gelir belgelerinizi yükleyip rapor talebi oluşturabilirsiniz; sürecin adımlarını süreç sayfamızda görebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
- SGK'dan gelir aldım, işverenden ayrıca tazminat isteyebilir miyim?
- Evet. SGK'nın karşıladığı kısım toplam zarardan düşülür; kalan bakiye zarar, işverenin kusur oranında ayrıca talep edilebilir.
- Dul ve yetim aylığı tazminattan düşülür mü?
- Yerleşik uygulamada genellikle düşülmez; bu aylıklar sigortalının kendi primleriyle oluşan bağımsız bir sosyal güvenlik hakkı sayılır.
- Peşin sermaye değeri nasıl hesaplanır?
- SGK'nın aylık olarak bağladığı gelirin toplamı, aktüeryal yöntemle bugünkü tek bir değere indirgenir; bu değer toplam zarardan düşülerek bakiye zarar bulunur.
- SGK'nın rücu davası benim açacağım davayla aynı mı?
- Hayır. SGK'nın rücu davası kurumun kendi ödediğini geri istemesidir; çalışanın açacağı dava ise SGK'nın karşılamadığı kişisel zararına yöneliktir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosyanın koşulları farklıdır; kendi durumunuz için bize ulaşarak değerlendirme isteyebilirsiniz.

